AİHM Kararlarının Uygulanmasının İzlenmesi: İzleme Raporu 2014/1

X-Türkiye Kararının Uygulanmasına İlişkin İzleme Raporu

Farklı Cinsel Yönelim ve Cinsiyet Kimliğine Sahip Olan Mahpusların Cezaevi Koşulları

İHOP, AİHM Kararlarının Uygulanmasının İzlenmesi Projesi kapsamında yürüttüğü izleme/raporlama çalışmalarına X/Türkiye kararınınuygulanmasına ilişkin rapor ile devam ediyor.

Birçok Avrupa Konseyi üyesi ülkede olduğu gibi Türkiye'de de AİHM kararlarının uygulanmaması, geç uygulanması veya eksik uygulanması yaygın bir sorundur. Oysa AİHM kararları yoluyla ülkedeki insan hakları standartlarını yükseltmesi, sadece ilgili davada mağduriyetin giderilmesi ile değil saptanan ihlali giderecek, tekrarının önüne geçecek genel önlemlerin alınmasına bağlıdır. Her ne kadar genel önlemleri almak hükümetlerin ödeviyse de, sivil toplumun aktif bir şekilde sürece katılmaması ya ihlallerin daha geç sonlandırılmasına ya da hiç sonlandırılmamasına yol açmaktadır. 

İnsan Hakları Ortak Platformunu oluşturan Helsinki Yurttaşlar Derneği, İnsan Hakları Derneği, İnsan Hakları Araştırmaları Derneği ve Uluslararası Af Örgütü öncelikli olarak Türkiye'deki bu önemli boşluğu doldurmayı amaçlamış ve AİHM tarafından verilen kararların uygulanmasını izlemeye ve raporlamaya yönelik bu çalışmayı başlatmıştır. Bu raporlama çalışması X/Türkiye kararı ile devam etmektedir. 

Eşcinsel tutuklu/hükümlülerin cezaevi koşulları Türkiye’de hemen hiç tartışılmamakta, gündeme gelmemekte ya da getirilmemektedir. Zaman zaman yazılı sözlü basında trans bireylerin durumlarına ilişkin haberler yer alsa bile, erkek ya da kadın eşcinsel tutuklu/hükümlülerin hangi koşullarda tutuldukları hakkında yoğun bilgi eksikliği söz konusudur. 

X’in cezaevi koşullarına ilişkin olarak AIHM’e yaptığı başvuru ve AIHM’in ihlal kararı bu konuda tek örnektir. 

AIHM kararında X olarak anılan başvurucu 15 Haziran 2009 tarihinde “eşcinsel yönelimi nedeniyle bir hücrede tutulduğunu”; bunun Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 3. (Tutulma koşulları nedeniyle insanlık dışı muamele yasağı…), 5. (Tutukluluğun uzunluğu), 6. (Zihinsel bütünlüğünün bozulması ve ağır depresyon nedeniyle savunmasını etkin olarak yapamadığı ve dolayısıyla adil yargılama hakkının ihlal edildiği), 7. (Hücrede tutulmasına ilişkin herhangi bir mahkeme kararı veya disiplin cezası bulunmaması nedeniyle suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ihlal edildiği), 8. (Eşcinsel yönelimi nedeniyle cezalandırıldığı ve dolayısıyla özel hayatına ilişkin korumanın ihlal edildiği) ve 14. (Diğer tutuklulara tanınan haklardan eşcinsel yönelimi nedeniyle yaralandırılmadığı ve böylelikle ayrımcılık yasağının ihlal edildiği) maddelerine aykırı olduğu gerekçesiyle AIHM’e başvurmuştur. 

Başvurucu, 28 Mart 2011 tarihinde AIHM’e sunduğu nihai görüşünde de, ilk başvuru dilekçesinde belirtmiş olduğu yakınmaları yinelemiştir.  Başvurucu, Birleşmiş Milletler tarafından 30 Ağustos 1955 tarihinde kabul edilen Mahpuslara Yönelik İşlemlere Dair Standart Minimum Kurallara (1977 yılında tadil edilmiştir.), 1987 ve 2006 tarihli Avrupa Cezaevi Kuralları’na, Suç Problemlerine İlişkin Avrupa Komitesi tarafından Avrupa Cezaevi Kurallarına Yönelik Hazırlanan Yoruma, Avrupa Cezaevi Kuralları’nın (2006) 2, 5, 6, 102 ve 105 nolu maddelerine, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin (2003)22 nolu şartlı tahliyeye ilişkin tavsiye kararına atıfta bulunarak tutulma koşullarının insanlık dışı ve yukarıda bahsi geçen uluslararası metinlerde yer alan amir hükümlere aykırılık teşkil ettiğini belirtmiştir. 

AIHM, 9 Ekim 2012 tarihinde oybirliği ile başvurucunun tutulma koşullarının insanlık dışı olduğunu, bu durumun AIHS’in 3. maddesine aykırılık teşkil ettiğine karar vermiştir. Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’nin temyiz başvurusunun reddedilmesinin ardından 27 Mayıs 2013 tarihinde karar kesinleşmiştir. 

X/Türkiye kararı, Türkiye’de cezaevinde bulunan eşcinsel tutuklu/hükümlülerin yaşam koşullarının gündeme getirilmesi ve tartışılması için yeni bir olanak sunmuştur. Ancak Hükümet Hükümetin, X/Türkiye kararı sonrasında hazırladığı Eylem Planı’nda “LGBT mahpuslar açısından gerek mevzuat gerekse de uygulama açısından herhangi bir sorun olmadığını”  savunmasına karşın bu konuda ulusal mevzuatta konuyla ilgili olarak oldukça dar ve belirsiz düzenlemeler bulunmaktadır. 

Avukat Serkan Cengiz tarafından dava dosyalarına (X’in Türkiye’de cezaevi koşullarına ilişkin yaptığı başvurular ve izleyen AIHM süreci) dayanılarak hazırlanan rapor, AIHM kararının infazının sağlıklı bir biçimde yerine getirilmesi için Hükümete  ve Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’ne tavsiyeler içermektedir.  Raporun tam metni için tıklayınız... files/XTurkiyeRaporu.pdf

 

 

    

"AİHM Kararlarının Uygulanmasının İzlenmesi" projesi 2012-2013 yıllarında Almanya Büyükelçiliği Ankara, 2014-2015 yılları için de Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu ile İngiltere Büyükelçiliği Ankara tarafından desteklenmektedir. 

Web sitesinin Avrupa Birliği'nin ve diğer fon sağlayıcıların resmi görüşlerini yansıttığı düşünülmemelidir.