ANAYASA MAHKEMESİ’NİN TOPLANMA VE ÖRGÜTLENME ÖZGÜRLÜĞÜ KARARLARINA YÖNELİK ELEŞTİREL BİR DEĞERLENDİRME

Marmara Üniversitesi, Hukuk Fakültesi, Anayasa Hukuku Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Tolga Şirin’in Toplantı ve Gösteri Özgürlüğü hakkı bağlamında Anayasa Mahkemesi’nin vermiş olduğu kararlara ilişkin yaptığı değerlendirmeye buradan erişebilirsiniz.files/TolgaSirin_2015.pdf

 

Dr. Şirin bu değerlendirmesinde, Anayasa’nın 34. Maddesinde düzenlenen Toplantı ve Gösteri Yürüyüşü Özgürlüğü ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 11. maddesinde düzenlenen Barışçıl Toplanma ve Gösteri Özgürlüğü arasında var olan farklılığın netleştirilmesinin Anayasa Mahkemesinin işi  olduğunun altını çiziyor. Ancak AYM’nin toplanma ve örgütlenme özgürlüğü konusundaki kararlarının neredeyse tamamında, öyle ya da böyle eksik bir yön bulunduğuna işaret eden Dr. Şirin, şu tavsiyelerde bulunuyor:

"- Anayasa metni, özellikle İHAS’tan daha güvenceli hükümler yönünden kesinlikle uygulanmalıdır. Örneğin, toplanma özgürlüğü yönünden “önceden izin almama” şartının içi boşaltılmamalı, silahsız ve saldırısız ifadesinin anlamı ortaya konmalıdır.

- “Nitelendirme yetkisi” ile “açıkça dayanaktan yoksunluk” kriterinin nasıl kullanıldığı netleştirilmeli ve keyfiliğe düşmemek adına bu kriterlerin uygulandığı vakalarda daha ikna edici ve şeffaf bir gerekçelendirmeye gidilmelidir.

- Her bir müdahalenin kanuniliği ve sebebe bağlılığı özel bir başlıkta incelenmeli ve bu başlık altında yapılan incelemeler derinleştirilmelidir. Zira birçok kararda müdahalenin kanuniliği ve çok daha fazla sayıda kararda meşru amacının bulunup bulunmadığı yeterince denetlenmemiştir. Meşru amaç tespit edilmeden sağlıklı bir ölçülülük denetimi yapılmayacağı ve meşru amaç tespitinin dört adımdan oluşan ölçülülük incelemesinin ilk adımını oluşturduğu göz ardı edilmemelidir.

- Adalet Bakanlığı’nın veya diğer görüş bildirme usulleri etkin hale getirilmeli ve tıpkı İHAM gibi çelişmeli bir yargılama usulü geliştirilmelidir. Böyle bir usulün olmaması, AYM’nin etkin bir inceleme yapmasını zorlaştırır görünmektedir.

- Bazı durumlarda (örn. toplu sözleşme süreçlerindeki grevler sırasında veya özel bir anlam taşıyan protesto günlerinden çok kısa süre önce) gerçekleştirilen kamu gücü müdahalelerine karşı yapılan anayasa şikâyetleri acilen incelenmeli, bu gibi hallerde karar incelemeleri öne çekilmelidir. 

- Geçici tedbire ilişkin Anayasa ve Yasa’ya aykırı olan İçtüzük hükmü değiştirilmeli ve İHAS md. 11 kapsamındaki özgürlükler yönünden de geçici tedbir kararı verilebilmesinin önü açılmalıdır.

- Verilen kararların eğitici etkisi arttırılmalı ve yetkili makamlar açısından yol gösterici tespitler ortaya konmalıdır."

 

Tags: 

 

 

    

"AİHM Kararlarının Uygulanmasının İzlenmesi" projesi 2012-2013 yıllarında Almanya Büyükelçiliği Ankara, 2014-2015 yılları için de Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu ile İngiltere Büyükelçiliği Ankara tarafından desteklenmektedir. 

Web sitesinin Avrupa Birliği'nin ve diğer fon sağlayıcıların resmi görüşlerini yansıttığı düşünülmemelidir.