Gösterilere ağır müdahaleler AİHS'nin 3 ve 11. maddelerinin ihlal edilmesine yol açıyor

 

İzci-Türkiye Davası Kararı (başvuru no: 42606/05), Karar Tarihi 23 Temmuz 2013

Başvurucu 6 Mart 2005 tarihinde İstanbul Beyazıt meydanında düzenlenen, çok sayıda polis memurunun kalabalığı çevrelediği Dünya Kadınlar günü kutlamaları gösterisinde yer almıştır. Kutlamanın çeşitli kadın örgütlerinin basın açıklamasıyla bittiği ve kalabalığın dağılmaya başladığı sırada polis memurları coplarıyla ve silahlarının ucuyla başvurucu dahil olmak üzere insanlara vurmaya ve biber gazı sıkmaya başlamıştır. Başvurucu bu sırada başına, yüzüne ve vücudunun çeşitli bölümlerine aldığı darbelerle yere düşmüştür. Yerde olduğu sırada polis memurları kendisini tekmelemeye ve coplarıyla vurmaya devam etmişlerdir. Polis memurları ayrıca kendisine küfür ve hakaret etmiştir.

Dava sonucunda AİHS'in 3. ve 11. maddelerinin ihlal edildiğine hükmeden Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Türkiye aleyhine kırktan fazla kararında gösterilere ağır müdahaleler veya barışçıl gösterilere katılan kişilere karşı cezai soruşturma açılması durumlarının Sözleşmenin 3 ve/veya 11. maddelerini ihlal ettiğine karar verildiğini (Bkz. Ali Güneş, § 46; Disk and Kesk v. Turkey, §§ 36-37 vb.), bu davaların ortak özelliğinin barışçıl toplantılara belli ölçüde müsamaha gösterilmemesi ve bazı davalarda da kolluk personeli tarafından biber gazı da olmak üzere ani fiziksel güç kullanımı olduğuna ilişkin tespitlerini hatırlamaktadır. Mahkeme ayrıca, bu kararların yirmisinden fazlasında gösteriler sırasında kötü muamelede bulunduğu iddia edilen kolluk personeliyle ilgili etkili soruşturma yapılmadığı sonucuna varıldığını da hatırlatarak Türkiye'nin gelecekte benzer ihlallerin yaşanmaması için genel önlemler alması gerektiği sonucuna varmıştır.

Bu amaca ulaşmak için, 14 Şubat tarihinde İçişleri Bakanlığı tarafından çıkarılan genelge hükümleri ile Türkiye tarafından başka öngörülebilecek önlemler saklı kalmak kaydıyla mahkeme, Türkiye’nin fiziksel güç veya biber gazı gibi güç kullanma araçlarına başvuracakları zaman kolluk personelinin CPTnin tavsiyelerine ve Sözleşmenin 3 ve 11. maddelerine uygun davranmalarını sağlayacak ve sistematik olduğu ve ortadan kaldırılmasının zorunlu olduğu belirtilen sorunları yok edebilecek adımları atması gerektiğine hükmetmiştir. Mahkeme ayrıca Sözleşmenin 3. maddesinde belirtilen yükümlülükler uyarınca yargısal makamların kötü muamele iddialarıyla ilgili etkili soruşturma yürütmesinin sağlanmasının ve benzer şekilde üst düzey polis memurlarının da hesap verilebilirliğinin sağlanması gerektiğini düşünmektedir.

Bu bakımdan, 3 ve 11. maddelerde güvence altına alınan haklara tam anlamıyla saygı gösterilmesini sağlamak için mahkeme biber gazının kullanımını doğrudan düzenleyen kuralların uygulanmasıyla ilgili olarak daha net bir norm seti oluşturulmasının önemini; bu sistemin gösteriler sırasında görev yapan kolluk personelinin yeterli eğitim, denetim ve gözetimi ile özellikle şiddet içeren direnişte bulunmayanlara karşı güç kullanımının gerekli, orantılı ve elverişli olup olmadığının olay sonrası denetiminin etkili olmasını gerektirdiğini belirtmiştir.  

Dr. D. Çiğdem Sever tarafından yapılan gayri resmi tercümeye buradan ulaşılabilir.

 

Tags: 

 

 

    

"AİHM Kararlarının Uygulanmasının İzlenmesi" projesi 2012-2013 yıllarında Almanya Büyükelçiliği Ankara, 2014-2015 yılları için de Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu ile İngiltere Büyükelçiliği Ankara tarafından desteklenmektedir. 

Web sitesinin Avrupa Birliği'nin ve diğer fon sağlayıcıların resmi görüşlerini yansıttığı düşünülmemelidir.