Cezaevleri Operasyonu Davası

AİHM, 19 Aralık 2000 "Hayata Dönüş Operasyonu"nda Bayrampaşa Cezaevi’nde "yaşam hakkının ihlal edildiğine" karar verdi. Operasyonda ölen mahkumların yakınlarının yaptığı başvuruda, tazminat talebinde bulunulmamıştı.

Kararda, cezaevlerine müdahele edilmesinin "gerekli olmadığı" saptaması yapıldı ve şiddetin tırmanmasının "devletin kontrolü kaybetmesinden" kaynaklandığı belirtildi.

Gardiyanlar hakkındaki soruşturmanın zamanaşımı nedeniyle sonuçsuz kalması eleştirilen kararda, "devletin ihmali, faillerin zamanaşımından yararlanmasına neden oluyorsa ceza hukuku sisteminin caydırıcı etkisi olamaz" dendi.

Cezaevlerindeki siyasi mahkumlar, Adalet Bakanlığı tarafından 2000 yılında kurulmaya başlanan F tipi cezaevlerinin "hücre ve tecrit anlamına geldiği" gerekçesiyle ölüm orucuna başlamıştı. Aydınların da içinde bulunduğu komisyonlar, ölüm oruçlarının bitirilmesi için cezaevlerinde görüşmeler yapmış ancak bir sonuç alınamamıştı.

19 Aralık 2000’de Bayrampaşa Cezaevi başta olmak üzere 20 cezaevinde "Hayata Dönüş" adı verilen eş zamanlı operasyon düzenlenmiş; saldırıda 12’si Bayrampaşa Cezaevi’nde olmak üzere 32 kişi hayatını kaybetmişti. Ümraniye Cezaevi’nde de uzman çavuş Nurettin Kurt ve dört mahkum yaşamını yitirmişti. Kurt'un asker arkadaşları tarafından öldürüldüğü ortaya çıkmıştı.

Ancak operasyonunu ardından Ümraniye Cezaevi’nde bulunan 399 tutuklu ve hükümlüye dava açılmıştı.

2004’te operasyonun Ümraniye Cezaevi’yle ilgili kısmı için 267 askeri personele de dava açılmıştı. Davada "Bora" ve "Atmaca" isimli operasyon planlarının da çıkmasına rağmen, bu planlarla ilgili hiçbir işlem yapılmadı. Bayrampaşa Cezaevi davasında ortaya çıkan ‘Tufan‘ planı medyada geniş yer buldu. Bu dava halen sürüyor.

Operasyon sırasında Bayrampaşa Cezaevi'nde yaralanan mahkumların AIHM'e yaptığı başvuru da 2015 yılı Mayıs ayında sonuçlanmıştı. AIHM, Türkiye'nin AIHS'in 2. (yaşam hakkı) ve 3. (işkence ve kötü muamele) maddelerini ihlal ettiği gerekçesiyle altı başvurucuya toplam 54 bin euro tazminat ödemesine karar vermişti. 

 

 

 

    

"AİHM Kararlarının Uygulanmasının İzlenmesi" projesi 2012-2013 yıllarında Almanya Büyükelçiliği Ankara, 2014-2015 yılları için de Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu ile İngiltere Büyükelçiliği Ankara tarafından desteklenmektedir. 

Web sitesinin Avrupa Birliği'nin ve diğer fon sağlayıcıların resmi görüşlerini yansıttığı düşünülmemelidir.